‘Hislerinin’ Avcılarından ve Hayallerini kaybetmişlikten sonrası

Bazı alışkanlıklar hiç eskimiyor. Ve bazen zaman insanı sürüklerken zihnin en arkasında kalan hayaller de asıl gerçeğin olmaktan hiç vazgeçmiyor. Susturduğun, sustuğunu sandığın ne varsa bir şekilde yok olduğunu sandığında en büyük çığlığını atacak. Tehlike sadece masallarda anlatılana benzeyen bir şey değil ki. İnsanın kendini unutması, kendine kör olması da tehlike sayacağımız çoğu şeye denktir. Bence yani. Yaşadığım zaman boyunca kendimi kıyasladığım en kıymetli şey kendimdi. Dış etkilerin beni kıyasladıklarıysa benim dışımda kalan belki de herkesti. Nedenini bilmiyorum ama insanlar başkalarının yaşadıklarını ya öğrendikleri sözde doğrularla ya da kendi kafalarında kurduğu doğrularla yargılıyor. Daha önce bir yerlerde şöyle demiştim; inanılan gerçekliklerin ne denli zorluklarla inşa edildiğini bilen her kişi desteklese ya da desteklemese kendi inandığı gerçeklikleri yaratabilen kişilere saygı duyar. Bazıları bunu unutuyor, bunu unuttukça bir yerlerdeki ışığın şiddettini istese de istemese de kısıyor. Belki de bunu yapmayı kendilerine hak görürler çünkü onların başına bir benzeri gelmiştir. Hayatta daima mağdur olduğunu sanmak, kurban rolüne iyi çalışıp tam anlamıyla “o” olmaktır. Bundan çıkabilmek cesaret ister. Bana sorarsanız cesaret; bir savaşa girmek için ilk olarak saldırmak değil, savaşa girmek için sahip olduğu yeterliliklerde neyin eksik olduğunu bulup tamamlamaktır. Cesaret edip kendini anlamaya koyulmak yaşanılan zaman boyunca insanın kendine yapabileceği belki de tek en büyük iyiliktir. Anlamak ve problemleri tanımlamak zor olsa da peşinde çözümünü getirir. Böylelikle kendi inandığımız gerçeklikleri kurmaya başlar, kendi gerçekliğini kurmaya çabalayanlara iyilikle ve anlayışla yaklaşırız. Kendimizi anlamamız ve problemleri tanımlamamızın zor olması inandığımız şeyleri yıkarken acı çekiyor olmamız. Bunca zaman alıştığın ve sığındığın şeyler ortadan kalktığında çaresiz hissetmek kaçınılmazdır. Ne yaparsak yapalım bu duygudan hiçbirimiz kaçamayız sebebi çok basit çünkü insanız. Hayaller saftır, insanın içindeki gerçekliği yansıtır. Zamanla kör olup her birine sırtımızı dönmek ve artık onları orada bulamamak hayallerimizin değil bizim kalbimizin artık yerinde olmamasından kaynaklanır. Kendinize iyi bakın. Körleşmeyin. Bunun tehlikeli olduğunu hatırlamak için bir uyarı tabelası asın zihninize. Çünkü son noktaya geldiğinizde o görmezden geldiğiniz benliğiniz gözlerinize erişemediğinden kulaklarınıza erişmeye çalışacak. O çığlık sizi sağır edebilir.  Başkaları sizi; kendisiyle, geçmişiyle, gelenekleriyle eleştiredursun. Siz kendinizi, kendi geçmişinizle kıyaslayın. Başkalarının bacaklarını referans alarak adım atsanız bile mutlaka bir şeyler ters gidecektir. Çünkü biyolojik ölçüleriniz oldukça farklı olacak. Bir başkasının yaptığı gibi değil, kendi yapabildiğin gibi yapmak lazım. Bir başkasını memnun etmek için değil, kalbinin heyecanını canlı tutabilmek için yaşamak lazım. Kendinize iyi bakın. Körleşmeyin. 


Eskimeyen alışkanlıklarım; 

25.02.2021

11.02.2021

12.08.2019

14.06.2015

Yorumlar

Popüler Yayınlar