Hadsiz Öfke Girdabı
Takvimin üzerinde birkaç rakam sıralanmıştı işte. Mevsimlerden herhangi biriydi. Hiç önemi yok. Bi’ gölge oyununa doğru yürüyordum. Gölgeler de bana doğru yürüyordu ama bi önemi yok. Bembeyaz bir perdemiz varmış, devasa. Bizim de işte; biz kimiz, hiç bir önemi yok. Bu devasa bembeyaz perde, kasım kasım kasılan lanet bir karanlıkta havada duruyor. Arkasında keskin bir ışık gözleri kör ediyor. Ve bu devasa perdeyle keskin ışığın arasından kimler geçse beğeniriz diyorum, beğenmiyoruz. Geçiyorlar. Çocuk işçiler geçiyor, garibanlar geçiyor, kafası küçük gövdesi kocaman takım elbiseli insanlar geçiyor, tülbentlerine gözlerinden akan kanları silen kadınlar geçiyor, tomar tomar paralar geçiyor, doktorlar geçiyor kimi öfkeden şişip patlamış, ağzı küfürlü sarıklı adamlar geçiyor. Hepsi bir gölge oluyor, biz de en öndeyiz izliyoruz. En köşede bir oğlan oturuyor, elinde çok güzel bir buket çiçek var her çeşitten. Kasım kasım kasılan bu karanlıkta az da olsa parıldıyor; hem oğlanın yüzü hem de çiçekler. Hayret ediyorum oğlana. Hayret ediyoruz. Sonra arkadan birileri laf atıyor oğlana; çiçeklere dadanıyorlar, saçlarını çekiyorlar. Hayret etmeye devam ediyoruz, hemen devasa beyaz perdeye dönüyoruz. Perdede devasa boyutta; dişleri çok sivri, gözleri acımasız bir yaratık var. Biz az önce küçük oğlana bakarken, birileri çiçeklere dadanıp birileri saçlarını çekerken kıyamet kopmuş perdede. Kim geçtiyse ışık ve perdenin arasından hepsi bu yaratığa dönüşmüş. Tamamen. Geride kimseyi bırakmadan.Biz de hala hayretle izliyoruz. En öndeyim, gölge anlamsızlaşıyor arkadan sesler yükseliyor. Ben arkamı dönüyorum, köşedeki oğlan arkasını dönüyor. Bir bakıyoruz; Çocuk işçiler oturuyor, garibanlar oturuyor, kafası küçük gövdesi kocaman takım elbiseli insanlar oturuyor, tülbentlerine gözlerinden akan kanları silen kadınlar oturuyor, tomar tomar paralar oturuyor -hepsi çok kötü kokuyor-, doktorlar oturuyor hepsi öfkeden şişip patlamış, ağzı küfürlü sarıklı adamlar oturuyor. Sonra hep birlikte ayağa kalkıyoruz, perdedeki canavarı alkışlıyoruz. O an yeni bir kıyamet kopuyor; arkamı dönüyorum hepimiz ölmüşüz, hepimiz çok kötü kokuyoruz. Canavar perdenin arkasından kaçmış, bize doğru yürüyor. Hepimiz kadınların tülbentlerine gözlerimizden akan kanları siliyoruz. Canavar hepimizi alkışlıyor. Ses yükseliyor, karanlık can çekiyor ve havada asılı devasa beyaz perde yere düşüyor sonunda gösteri sona eriyor.
Rana Ece
Yorumlar
Yorum Gönder