Bir rüya sandığı

Sazlık bir yerdi, güneş batmaya yakındı. Güzel kırmızı ışıklar yayılıyordu sırtımı döndüğüm yakadan. İleride küçük bir kulübe vardı. Yıllardır yağlanmamış kapısı o çıkarken nasıl da gıcırdamıştı.. Korkuyla sesi işittiğim tarafa yönelince o sıcak gülümsemesi, sazlıklar arasından geçip sırtıma vuran rüzgarı unutturmuştu. 

Bilmediğiniz bir yerde kaybolmanın en güzel yanı çoktan kaybettiğiniz yüreğinizi orada bulmanızdır. 

Bana çok güzel kurabiyeler pişirmişti, gülümsemişti, kahkahalar atıp battaniyesini paylaşmıştı benimle. Bunların hepsinden önce bana elini uzatışını hatırlıyorum sazlıklar arasından. Çünkü sen öyle gülünce takıldığım her neyse üstüm başım çamur içinde kalmıştı. Bu da bizim güzel bahanemizdi, beni bisikletinin arkasına bindirip beline sarılmamı teklif etmen için. 

Bugün kurabiye pişirdim kendi ellerimden. Ama zamanla her şey değişiyor. Mesela sazlıklar yok oluyor, kulübeler yıkılıyor ve insanlar göçüyor. Ben de kalktım kurabiyeleri sokaktaki çocuklarla paylaştım ve dilimde hep aynı hikaye vardı. ‘Sazlık bir yerdi..’


Rana Ece 

Yorumlar

Popüler Yayınlar