Eşiği geçmek bilgelik midir?
Hayatta gözüme kestirebildiğim eşikler oluyor. Sıralı bir şekilde eşikleri geçerek olgunluğun tamamlanılmaya daha da yaklaşıldığını ama hiçbir zaman tamamlanamayacağını düşünüyorum.
Bir eşiği geçmeden önceki evre, hazırlık. Bu hazırlık durumunun kendi içerisinde ayrıldığı aşamalar ise; zihinsel düşünce ve duygusal hissiyat eşleşmezliği, reddetme, kabul durumu, araştırma hemen akabinde anlama. Hazırlık durumunu tamamlayabilmek demek düşünsel olarak “Eşiği görüyorum ve ilerisini görmeyi istiyorum” ifadesidir. Birey kendi iç dünyasında soyut yaşantısını kavrayabilmektedir. Hazırlık aşamasını geçikten sonra kişi hareket aşamasına gelir. Fakat zihnimizde yaşadığımız yolculuk bazen ne kadar hızlı işlese de “ilk defa karşılaşılan bir deneyim” karşısında durumun tazeliğiyle gelen bir yavaşlık söz konusudur. Her eşik kısa sürelerde geçilmez. Hareket aşamasına geldiğinizde artık neyi bilmediğinizi kabul etmiş olursunuz. “Bilmiyorum ve öğrenmek istiyorum” erdemine ulaşırsınız. İlk defa kendi üzerine çalışan insanların en başında aşması gereken engeller de vardır. Basit olarak, bilinç altındaki ego ve öz şefkat eksikliği. Hareket aşamasında artık ilerleme kaydederiz. Bu aşamanın alt metninde bir yap-boz tamamladığınızı eksik parçaları oluşturmaya çalıştığınızı düşünebilirsiniz. Yanlış bildiklerinizin yerine yeni inanç sistemleri oluşturur, eksiklerinizi bulur ve benliğinizde sindirmeye başlarsınız. Ve yeni öğrendiklerinizle uygulamaya geçersiniz. Sonraki aşamamız “Eşik” Kilit nokta bence burası. Eşiği geçmek demek artık bilgesiniz demek değildir. Eşiği geçmek bir sonraki adım için yetersiz olduğunuzu kabul etmek demektir. Esasında eşiği geçmek cesaret ister, bilgelik değil. Fakat her seferinde bilmediğinizi kabul ederek bu üç aşamayı tamamlarsanız bu cesaretin varlığını elde tutabilir ve bilgeliğin içinde büyük bir yolculuğa kendinizi atmış olursunuz.
Rana Ece
Yorumlar
Yorum Gönder